marka

Animasyonu görebilmeniz için flash player kurulu olmalıdır.

Ceza Davaları

Fikri Sınai Haklar alanında Marka, Patent, Endüstriyel Tasarım ve Coğrafi İşaretlerin korunmasında ceza hükümleri ortaktır. 4128 sayılı Yasa tüm sınaî hak unsurları için ortak ceza hükümleri içermektedir. Cezai hükümler ayrı bir kanun ile tesis edilmiştir. 4128 sayılı Yasa konuyla ilgili tüm Kanun Hükmündeki kararnamelere eklenmiştir.

4128 sayılı Yasa; dolayısıyla 551, 554 ve 556 sayılı KHK larda öngörülen suçların tamamı "takibi şikâyete bağlı" suçlardandır. Şikâyetçinin şikayetinden her aşamada vazgeçmesi mümkündür. Şikayetten vazgeçilmesi davayı düşürür.

Yine Kanun Hükmündeki Kararnamelerde marka, patent ve endüstriyel tasarımlara dayanarak yapılan suç duyurularının kanunen "acele iş" sayıldığı ifade edilmektedir. Bu nedenle KHK larda öngörülen "ürünlere el koyma, arama, tanıtım vasıtaları ve üretime yarar alet ve edevatın zaptı" gibi tedbirlerin şikayetten itibaren 24 saat içinde uygulanması gerekmektedir.

Pratik uygulamada marka, patent veya endüstriyel tasarım tescilinden doğan haklarının ihlal edildiğini iddia eden bir hak sahibi yahut vekilinin ceza yargılamasını başlatabilmesi için şu aşamalardan geçmesi gerekmektedir.

1.Müracaat savcılığına gidiş.

2.Müracaat Savcısının şikayet dilekçesini imzalaması

3.Müracaat kaleminde evrak kayıt ve ilgili cumhuriyet savcısına tevzi

4.İlgili cumhuriyet savcısı ile görüşme,

5.Cumhuriyet Savcısından olur alarak hazırlık kaleminden Sulh Ceza Mahkemesine arama ve el koyma kararı için müzekkere hazırlatma

6.Hazırlanan müzekkereyi tekrar Cum. Savcısına onaylatma

7.Nöbetçi Sulh ceza Mahkemesi kalemine giderek kararın kaydını yaptırma

8.Nöbetçi yargıç ile görüşme.

9.Nöbetçi yargıçtan olur alınması durumunda kalemde emniyet müdürlüğüne yazılacak müzekkereyi bekleme

10.Müzekkereyi yargıca onaylatıp kalemden "elden takip" ibaresini yazdırma

11.Belge Cumhuriyet Savcılığından geldiği için Sulh Ceza yargıcından alınan yazının tekrar Cumhuriyet savcılığı kalemine götürülmesi ve yazının Emniyet müdürlüğüne gönderilmesine ilişkin üst yazının imzalatılması

12.İlgili ilçe emniyet müdürlüğüne gidiş

13.Suç mahallinin hangi karakol yetki alanına girdiği konusunda tereddüt yaşama ve emniyet müdürlüğünde evrak kayıt işlemleri

14.Evrak kayıttan sonra emniyet müdürü veya asayiş şube ile görüşerek ilgili karakola sevk

15.İlgili karakola gidiş ve karakoldaki personele olayın mahiyetinin anlatılması ve ekip bulunabilmesi için beklenilmesi

16.Karakol amiri ile Cumhuriyet savcısı arasında yapılan telefon görüşmeleri ve nihayet ekibin bulunması

17.Olay yerine gidilmesi ve taklit ürünlerin güvenlik güçleri marifetiyle tespiti

18.Arama el koyma kararında yer alan yetkiye dayanarak ürünlerin toplatılması, yed-i emin olarak işyeri sahibine teslimi yahut sadece numune alınması

Bir avukat yahut hak sahibi tüm bu aşamaları 24 saat içinde gerçekleştirmek zorundadır. Hemen hemen her adliyede farklı uygulamalar mevcuttur. Bazı Cumhuriyet savcıları ve Sulh Ceza yargıçları ürünün sanık işyerinde satıldığına ilişkin fatura istemektedir. Bazı yargıçlar fotoğraf ve fatura talep ederken bir kısım yargıçlar ürünlerin birbirine benzeyip benzemediği konusunda bilirkişi raporu istemektedirler. Tüm bunlara ek olarak hiçbir şekilde arama el koyma kararı vermeyip tecavüze ilişkin iddiaların hukuk mahkemesinde çözülmesi gerektiğini ifade eden yargıç ve Cumhuriyet Savcıları da mevcuttur.

Özellikle endüstriyel tasarımlar ve patentler konusunda meydana gelen suiistimaller nedeniyle bilirkişi tayinin isteyen mahkemeler de mevcuttur.

Mevzuatımız sınai haklar konusundaki suç duyurularının acele işlerden sayıldığını açıkça hükme bağlamaktadır. Ceza yargılaması konusunda pek çok problem yaşanmaktadır.

1.Suç duyurularında yetkili merci suç mahallinin yargı çevresi olduğu için sadece mevcut adliye sayısı kadar uygulama bulunmaktadır.

2.Talepler üzerinde herhangi bir inceleme imkanı olmadığı ve acele iş kapsamında olduğu için adli makamların yanıltılması ihtimal dahilindedir.. Tescilli bir markanın dahi suç duyurusuna konu yapılması ve arama el koyma kararı ile ürünlere el konulması mümkündür.

3.Suç duyurusunun yapıldığı merci ile kamu davasının açılacağı merci birbirinden farklı olduğu için bölge savcılıkları arama el koyma kararı verildikten sonra ileri sürülen itirazları değerlendirmemekte ve haksız uygulamalarla ortaya çıkan mağduriyetler ilk duruşma gününe kadar çözülememektedir. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemelerinde iş yükünden dolayı ilk duruşmanın tensip tarihinden yaklaşık 6 ay sonra olduğu nazara alınır ve suç duyurularında bölge savcılıklarından evrakın ikmal edilip Savcılığa gelmesi en az 2 ayı bulduğu düşünülürse gecikmenin ne tür mağduriyetlere sebep olduğu anlaşılacaktır.

4.Özellikle endüstriyel tasarımlarda henüz müracaat aşamasında dahi her tür hukuk ve ceza davası açılabildiği için Türk Patent Enstitüsünde işlemleri devam eden tasarımlar bakımından karışık çıkmaktadır.

Ceza yargılamasında belli mercilerin yetkilendirilmesi ve işlemlerin tek elden yürütülmesi yerinde olacaktır. Bu şekilde uygulamada her adliyenin farklı uygulama yapması söz konusu olmayacaktır.

Sınai Hakların uygulamasının rayına oturması için her şeyden önce gerçekten özgün tasarımların yahut patentlerin tescil için müracaat edilmesi şarttır. Müracaat sahiplerinin iyi niyetli olması pek çok problemi ortadan kaldıracaktır. Mahkemelerin de işgücünün azaltılması, yeni mahkemelerin kurulması ve tahkim müessesesinin etkin olarak kullanılması gerekmektedir.

Madde 61/A- (Değişik: 5194 - 22.6.2004 / m.16) Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında;
a) Marka hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildirimini gerçeğe aykırı olarak yapanlar, marka koruması olan bir eşya veya ambalajı üzerine konulmuş marka koruması olduğunu belirten işareti yetkisi olmadan kaldıranlar, kendisini haksız olarak marka başvurusu veya marka hakkı sahibi olarak gösterenler hakkında, bir yıldan iki yıla kadar hapis cezasına veya ondörtmilyar liradan yirmiyedimilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine,
b) Mevcut olmadığını veya üzerinde tasarruf yetkisi bulunmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği halde bu Kanun Hükmünde Kararnamenin devir, intikal, rehin ve haciz ile ilgili maddelerinde yazılı haklardan birini veya bu hakla ilgili lisansı başkasına devreden, veren, rehneden, bu haklarla ilgili herhangi bir tasarrufta bulunanlar ile korunan bir marka hakkının sahibi olmadığı veya koruma süresinin bittiği veya marka hakkının hükümsüzlüğü veya marka korunmasından doğan hakkının sona ermesi durumlarında; kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticari evrakına veya ilanlarına, hukuken korunan bir marka hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde işaretler koyan veya bu amaçla ilan ve reklamlarda, bu tarzda yazı, işaret veya ifadeleri kullananlar hakkında, iki yıldan üç yıla kadar hapis cezasına veya yirmiyedimilyar liradan kırkaltımilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine,
c) 61 inci maddede yazılı fiillerden birini işleyenler hakkında, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına veya yirmiyedimilyar liradan kırkaltımilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine, ayrıca işyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılmasına ve aynı süre ticaretten men edilmelerine,
Hükmolunur.

(a), (b) ve (c) bentlerinde sayılan suçlar, hizmetlerini yaptıkları sırada bir işletmenin çalışanları tarafından doğrudan doğruya veya emir üzerine işlenmişse çalışanlar ve suçun işlenmesine mani olmayan işletme sahibi, müdür veya temsilcisi ve hangi unvan ve sıfatla olursa olsun işletmeyi fiilen yöneten kişi de aynı surette cezalandırılır. Bir tüzel kişinin işleri yürütülürken bu maddede sayılan suçlardan biri işlenirse, tüzel kişi, masraflar ve para cezasından müteselsilen sorumlu olur. Fiile iştirak edenler hakkında olayın mahiyetine göre 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 64, 65, 66 ve 67 nci maddeleri hükümleri uygulanır. Bu maddede sayılan suçlardan dolayı kovuşturma şikayete bağlıdır.

Bu madde hükümlerinin uygulanmasında 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü 344 üncü maddesinin birinci fıkrasının (8) numaralı bendi uygulanmaz. Marka korumasından doğan hakları tecavüze uğrayandan başka, 61 inci maddede sayılanlar dışında kalan suçlarda Enstitü; marka hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildiriminin gerçeğe aykırı olarak yapılması ile korunan bir marka hakkının sahibi olmadığı veya koruma süresinin bittiği veya herhangi bir sebeple marka hakkının hükümsüzlüğü veya marka korumasından doğan hakkının sona ermesi durumlarında; kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticari evrakına veya ilanlarına, hukuken korunan bir marka hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde işaretler koyma veya bu amaçla ilan ve reklamlarda bu tarzda yazı, işaret veya ifadelerin kullanılması durumlarında, 8.3.1950 tarihli ve 5590 sayılı veya 17.7.1964 tarihli ve 507 sayılı tabi kuruluşlar ve tüketici dernekleri de şikayet hakkına sahiptir. Şikayetin fiil ve failden haberdar olma tarihinden itibaren iki yıl içinde yapılması gerekir.

Bu kapsamdaki suçlarla ilgili şikayet, acele işlerden sayılır. Marka hakkı başvurusu veya marka korumasından doğan haklara tecavüz dolayısıyla üretilmesi cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, gereç, cihaz, makine gibi vasıtaların zapt edilmesi veya el konulması veya yok edilmesinde, 765 sayılı Türk Ceza 36 ncı maddesi hükmü ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.

Sayfa Özeti: Marka Patent Ofisi Antalya - Ceza Davaları

Sayfa Açıklaması: Marka, patent , endüstriyel tasarım,coğrafi işaretlerin korunmasında doğan hakların ihlalinde ceza yargının açılabilmesi için aşamalar hakkında bilgi.

Anahtar Kelimeler: